Herşey ilk adımlarla başlar...

Wednesday, January 11, 2012

Neden Ben ?

1/11/2012 Posted by Nurettin Onur YAKIT , , , 1 comment
Merhabalar,

Aslında bu yazıyı sadece kendime not düşmek için yazıyorum... Ama daha sonradan tekrar dönüp okumak isteyebileceğimden kaybolmayacak bir yerde olması için publish etmeye karar verdim :) Belki sizlere de farklı bir bakış açısı sunabilir..

Şu anda çalıştığım yerde team-lead sayılırım ( yani business card'ın üzerinde öyle yazmıyor ama kabul edilen bir durum ). Son zamanlarda projedeki gelişmelerden dolayı project management konusunda da sorumluluk almış bulunuyorum.. Öyle sertifikalı PMP filan değilim yanlış anlaşılmasın :) Projede yapılacak işleri tanımlıyor.. Hangi gün kimin hangi işi yapacağını ayarlıyor.. Yani iş planı oluşturup takip ediyorum. (Tabi bir yandan da software developer olarak kod yazmaya devam :)

Geçenlerde bir an bir soru belirdi.. Neden ben ?.. Neden team-lead oldum.. Neden project management konusunda sorumluluk aldım.. Neden şu an ki projenin %50 'den fazlası benim sorumluluğumda ? ( Projeyi iki ana kısıma böldük. %50 ve %50 olmak üzere.. bir %50 iki tane developer bulunuyor diğer %50 de ben, ondandır ki %50 'den fazla olması )

Sonra cevaplar geldi kronolojik olarak..


  • Çünkü projeyi sahiplendim...
  • Çünkü aylarca (yaklaşık 1,5 sene ) gece 12 'ye kadar (kimi zaman daha da fazlası) hevesle çalıştım! (Ee şirkette 2,5 yıldır çalışıyorsun arta kalan 1 yıl hevesli değil miydin ? Hayır o 1 yıl gece 12 yapmadım sadece heves baki :)
  • Çünkü ekibin moralini yüksek tutmasında yardımcı oldum. ( Kimi zaman işi bırakacak arkadaşı bu fikrinden çevirdim, kimi zaman bu kadar çok çalışsak nolacak diye sorgulayanın cevabı bulmasına yardımcı oldum ) 
  • Çünkü süreçleri yönetme konusunda da sorumluluk aldım. ( Hepimizin bildiği yazılım döngüsünün projedeki yerinin netleşmesinde yer aldım)
  • Çünkü (burası önemli) elimde hiç çalışmayan bir modül ile hiç bilmediğim bir çalıştayda , "Yıllardır bu pazarda olan şirketlerin de almaya çalıştığı entegresyon belgesi" 'ni aldım. 
  • Çünkü requirements'ların gelmesini beklemedim. Buldum, planladım, yaptım. 
  • Çünkü business logic'i kısa sürede öğrenerek analist'in yükünü de kaldırdım. Onun diğer %50 'de kalmasını sağladım. İş yükü azaldı ve daha verimli çalıştı. 
  • Çünkü yazılımcının kendi işini yapmasını (yani yazılım yazmasını ) sağladım.  Adam/saat maliyeti 15 tl olan yazılımcının adam/saat maliyeti 3 tl olan bir işi yapmasının önüne geçtim ve onların da bunu görmesine yardımcı oldum ) ( Artık aynı yazılımcılar işlere adam/saat maliyet olarak yaklaşıyorlar bugün bunun örneğini bizzat gördüm :) 
  • Çünkü ürünün hem teknik , hem kullanıcı demo'sunu (ürün üzerinden sunum) yaptım. (İlk aylardan itibaren) (Satış / Pazarlama )
  • Çünkü kullanıcı isteklerini değerlendirdim. (Hepsini yapmadım ama ürünün yararına olanların hiçbirini atlamadım) 
  • Çünkü "key" kullanıcıları yanıma aldım ( Onlar isteklerinin daha öncelikli yapılacağını biliyor ben de onların proje yararına davranacaklarını biliyorum )
Ve hepsinden önemlisi bunların herbirini severek ve isteyerek yaptım. 

Bunları sadece ben mi yaptım ? Hayır. Proje ekibindeki herkes en az benim kadar özverili ve istekli çalıştı (çalışıyor). Her biri projeyi sahiplendi.. Normalin çok üstünde bir performansla ortaya güzel bir ürün çıkardılar ve çıkarmaya devam ediyorlar.. Yazılımcısından analistine, destek elemanına vs.. hepsi projenin çok önemli parçaları ve çok yüksek katma değerleri var. 

Yukarıdaki çünkü'ler benim yaşadığım süreçlerdeki adımlarım.. Sizler için aynı adımlar geçerli midir ? Aynı sonuçları verir mi? Daha iyisini mi verir ? Daha az çaba ile daha iyi yerlere gelinir mi ? Kişiye , projeye, şirkete ve daha bir çok değişkene göre değişir :) 

Çok daha farklı adımlarla aynı yere veya daha iyi bir yere gelebilirsiniz :)

1 comments:

virtue said...

Adamım yazdığını beğendim ne yalan söyleyeyim:)
Son bir sorduğun soru çok ilgimi çekti. Ona bir yorum yazmak istedim. Daha az çaba ile daha iyi yerlere gelinir mi ? Gelinir elbette. Dediğin gibi şirketlere, projelere göre değişir. Hayat içinde öyle. Çaba sarf etmeden de bazı ilişkileri götürürsün. Ama burada ki asıl soru bence; az çaba ile geldiğin noktadan memnun olabilecek yapıda mısın? Yani armut pişip ağzına düşünce mi daha lezzetlidir yoksa ağaca tırmanıp o armudu dalından koparıp yediğinde mi? Ben ikinci söylediğimin peşinden gitmeyi seviyorum. Onun için çaba sarf ettim, ediyorum, edeceğim; görürsün sana neler edeceğim. :)

Hadi öperler :)